Batman Universitesi Yasam Bilimleri Dergisi
www.yasambilimleridergisi.com
Cilt 1, Sayı 1  Ocak-Haziran 2012  (ISSN: 2147-4877, E-ISSN: 2459-0614)
Rohat Cebe, Ersoy Soydan

NO Makale Adı
1356293190 Batman Yezidileri ve Yezidi Sözlü Kültürü

Batman’ın solan renklerinden biri de Yezidilerdir. Yakın zamana dek Batman
ve özellikle Beşiri’nin köylerinde Türkiye’nin en kalabalık Yezidi nüfusu yaşamaktaydı.
Beşiri’nin Oğuz ve İkiköprü Beldeleriyle, Onbaşı, Deveboynu, Kuşçukuru, Yolkonak,
Uğurca, Üçkuyular, Kumgeçit, Uğrak ve Kurukavak (Hamduna) köyleriyle,
Ekinciler ve Meydancık mezralarıyla, Batman’nın Yolveren köyü Yezidi köyleri olarak
bilinmektedir. Müslüman halkın Yezidilerin şeytana taptığına inanması, birlikte
yaşadıkları yerlerde onlara karşı önyargılı davranılmasına, baskı yapılmasına ya da
dışlanmalarına neden olmuştur. Bu yüzden son 20-30 yıl içinde Türkiyeli Yezidilerin
büyük bölümü başta Almanya olmak üzere Belçika ve Fransa gibi Avrupa ülkelerine
göç etmiştir. Türkiye genelinde nüfusları 500 kişinin altına inen Yezidiler Batman’da
da çok azalmış, neredeyse yok olma noktasına gelmişlerdir.
Yezidiler kendilerini Ezidiyan ve Ezidi olarak adlandırır, 1930’lardan sonra Yezidi terimini
de kullanmaya başlamıştır. Yezidi adının, Kürtçe “ezdam (beni yaratan)” sözcüğünden
türediği kabul edilir. Yezidiler için birçok tanımlama yapılmaktadır. Bunlar arasında
İslam dininden sapmış bir mezhep olduğu, Zerdüştlüğün devamı dolayısıyla Kürtlerin
asıl ve eski dinleri olduğu, kökeni Orta Asya’ya dayanan bir Türk inancı olduğu ve son
olarak farklı dinlerin birleşmesinden oluşan bir inanç olmak üzere dört farklı görüş bulunmaktadır.
Yalnızca Yezidi olarak doğanların Yezidi olabilmesi nedeniyle “etnik din”
olara da kabul edilmektedir. Yezidiler Kürtçe konuşmaktadır, ancak Yezidilik ulusal bir
kimliği olmayan dini bir cemaattir. Yezidilerin Süryanilerin güneş kültü inancını sürdürmeleri,
Şeyh Adi’nin Lübnanlı bir Arap dervişi olması ve ona ilk inananların Araplar oluşu,
Yezidi Şeyhi Muaviye bin İsmail’in atalarının Asurlar olduğunu öne sürmesi, büyük
bölümünün ana dilinin Kürtçe oluşu, Yezidiliğin ulusal bir kimlik olmaktan çok, sentez
bir inanç olduğunu kanıtlamaktadır. Yezidi inancında birçok din ve inancın izi görülmektedir.
Yezidilikteki Güneş ve Aya tapınmanın putperestlikten; dualizmin Zerdüştlükten;
vaftiz, takdis ayini ve şarap içmenin Hıristiyanlıktan, sünnet, oruç ve kurbanın
Müslümanlıktan Yezidi inancına geçtiği kabul edilmektedir. Yezidilerle Sabiiler arasında
da üç vakit kılınan namaz gibi özellikle ibadet açısından büyük benzerlikler bulunmaktadır.
Arap kökenli ve Müslüman bir din adamı olduğu bilinen Şeyh Adiy bin Misafir
Yezidiliğin kurucusu olarak kabul edilmektedir.
Yapısındaki farklılıklarıyla Mezopotamya’daki diğer dinlerden ayrılan Yezidilerin dini
ve kültürel tüm anlatıları sözlü kültüre dayanmaktadır. Yezidi sözlü kültürü Müslüman
Kürtlerle benzerlikler taşımakla birlikte belirgin farklara da sahiptir. Stranlar (müzik
eşliginde söylenen şarkılar) ve Kilamlar (Dengbejler -icracılar tarafından söylenen
farklı konulardaki şarkılar) Yezidi sözlü kültürün önemli kaynakları arasındadır.