Batman Universitesi Yasam Bilimleri Dergisi
www.yasambilimleridergisi.com
Cilt 1, Sayı 1  Ocak-Haziran 2012  (ISSN: 2147-4877, E-ISSN: 2459-0614)
Muhammet OKUDAN

NO Makale Adı
1356289817 XIX. Y.Y’ da Mardin’de Aile Yapısı ve Kadın’ın Toplumsal Statüsü

Şer’iyye Sicilleri kadılar tarafından yapılan yargılamalar sonucu verilen
hükümlerin,(hüccet, ilam ma’ruz ve mürasele gibi kayıtlarla) merkezden gönderilen
(ferman berat buyruldu v.b.) yazıların ve kadı’ların birbirleriyle veya diğer idarecilerle
yaptıkları yazışmaların kayıt edildiği defterlerdir.
Bu sebeble şer’iyye sicilleri şehir ve bölge tarihçiliği açısından birinci elden kaynaklardır.
Özellikle konumuzla birebir ilgili olan evlenme, boşanma, kadına yönelik şiddet
ve cinsel istismar ile tereke taksimi gibi konular açısından en detaylı belgelerdir.
Günümüzde Türk Toplumunda yaygın olan kanaat Osmanlı Toplumunda çok eşliliğin
yaygın olduğu ve buna bağlı olaraktan çocuk sayısının 6-10 arası değiştiğidir.
Diğer bir yanılgı ise kadın’ın toplumsal statüsüyle alakalıdır. Kadın’ın hiçbir konuda
söz söyleme hakkının olmadığı, zorla evlendirilebildiği, İşinin çocuk doğurmak ve
bağda bahçede çalışmak olduğu noktasındadır.
Osmanlı genel coğrafyası için yanlış bilinen bu konuları, XIX. Y.Y’ a ait olan 179, 201,
208 ve 235 numaralı Mardin Şer’iyye Sicil Defterlerinde yaptığımız incelemelerde; bu
dönemde Diyarbakır Vilayetine bağlı Sancak Merkezi konumunda ki Mardin’de ve
bağlı kaza ve nahiyelerde bu durumun böyle olmadığını gördük. Şöyleki; Toplumda
yaygın olanın tek eşlilik olduğu, birden fazla evliliğin istisna olduğu, bu evliliklerden
bir kısmının çocuk olmadığı için yapıldığı terekeden alacak ilamlarından anlaşılmaktadır.
Yine bu terekeden alacak ilamlarında yaptığımız incelemelerde ortalama
çocuk sayınsın 3-5 arası olduğunu tespit ettik.
Yapı olarak baktığımızda bir Müslüman aile ile bir gayr-i Müslim aile arasında eş
sayısı ve çocuk sayısı açısından pek bir fark olmadığını gördük.
Kadın’ın toplumdaki yerine gelince evlenmesinin kendi rızası ile olduğu, aksi durumda
bu konuyla alakalı olarak kadı’ya şikayette bulunduğu ve evliliğin iptal
edildiğini yine bu defterlerde tespit ettik. Yine şiddete ve cinsel istismara uğrayan
kadın’ın bunu kabullenmeyip, olayı mahkemeye taşıdığını gördük.
Sonuç olarak; Tarihimizde belgeye dayanmayan bazı kanaatlerin düzeltilmesi için
sözü edilen konuların, bilimsel tarih metoduyla ortaya konulması bir gerekliliktir.
Ayrıca bu çalışmayla, yaşadığımız şehir olan Batman’ın yeni bir şehir olması nedeni
ile Osmanlı Tarihi içerisinde yer almaması, ancak, Hasankeyf, Midyat ve Mardin gibi
çevresinde bulunan yerleşim yerlerinin, kültür tarihlerine ufakta olsa bir katkı sağlamayı
amaçlıyoruz.