Batman Universitesi Yasam Bilimleri Dergisi
www.yasambilimleridergisi.com
Cilt 1, Sayı 1  Ocak-Haziran 2012  (ISSN: 2147-4877, E-ISSN: 2459-0614)
Beyhan Asma, Samet Gökçeli

NO Makale Adı
1356126501 Çehov ve Memduh Şevket Esendal’ın Hikâyelerinde Çocuk

Çehov Rus Edebiyatında, Memduh Şevket Esendal ise; Türk edebiyatında hikâye türünün
önde gelen ve bu türün gelişmesinde etkisi ve katkısı olan yazarlardandır. Çehov, hep kısa, sade
basit ama derin yazdı. Şehrin, kasabanın, köyün doğa koşullarını ve bu koşullar içindeki küçük
insanın durgun, saf kaderinin hikâyelerini. Yaramaz Çocuk, Bozkır, Besleme ve Doktor Çehov’dan
Öykülerde bir çocuğun yaralı ruhunu bulursunuz. Çocuklara olan özel duyarlılık hikâyelerine
ince ince sinmiştir. Çehov’un çocuk hikâyeleri tıpkı çocuk gibi yok denecek kadar kısa ve basittir.
Ama bu basitlik içinde her biri okuyucuyu başka yollara sürükleyen çocukların hikâyeleri
derinleşerek akar. Çehov, yazım olarak hikâyelerden olağanüstü zengin çocuk görüntüleri çıkarırken,
yazım sanatında adeta çocuk tadında akar. Hikâyelerinin başlarında, net, yalın çocuğa
ince, dikkatli, duyarlı ve değişik açılardan bakan gözlerle bakılınca neler görünür neler.
Rüzgârın önünde sürüklenen eşyalar, dolunayın ekinlere düşerken yarattığı senfoni ve çocuğun
kulağımıza gelebilecek tüm sesleri. İşte toprak, işte dere ve işte çocuk…Çocuklardan oluşan büyük
bir insan topluluğu. Ölüm, yaşam, kadın, erkek ve çocuk üzerine derin, felsefi tatlar bırakan
göndermeler ve taşlamalarla Çehov, hikâyelerinin tüm satırlarını tıpkı bir telkari işçisi gibi işler.
Bakmamız, görmemiz gereken ve duymamız için güçlü bir davet sunar. Çocuk, hayatın bütün
gerçekliğiyle beraber günlük hayatın basit bir fon müziği olarak kalması arasındaki çelişkisidir.
İşte ölü adam otopsi masasında kesilip biçiliyor. Tüm organları alınıyor ama yanı başımızda
duran bir okul bahçesinde çocuklar top oynuyor. Ölen adamın eşi torbasında ölü eşinin giysileriyle
uzun dar bir yolda yürüyüp gidiyor. Kadının peşindeki çocuk ise geri dönüp yola düşen
topa şöyle bir vurup tekrar oynamaya devam ediyor. Çehov’un ruhu küçük çocuğun ruhunda
dolaşıyor. Ama karanlık gecenin durgun ışığı ara ara aydınlanan sahnelerde sık sık görünüp
kayboluyor. Tıpkı hiçbir seçim yapmadan eline rasgele boya alıp sürer gibi. Boyalar arasında
hiçbir münasebet yok gibi. Ama geri çekilip baktığınızda şaşırtıcı, büyüleyici bir çocuk tablosu
gözünüze çarpıyor. “Çocuklar neşedir, sevinçtir. Hayatın mânâsıdır. Bahtiyarlığın ölçüsüdür.
Yaşayacak memleketlerin sokakları çocuk doludur” diye yazan Esendal’ın üslûbunda işlenmiş
bir zarafete eşlik eden çocuk, berrak bir safiyet kokar. Konularını günlük hayatın içinden alan
Esendal, bazen söylemek istediklerini çocuklar aracılığıyla dile getirmiştir. Onu ev ve aileyle
ilgili kaybedilen güzellik ve kıymetlerin hüznünü, çocuk kahramanın dilinden ifade ederken
daha iyi anlarız. Esendal’da çocuk kavramı; ailenin bir parçası olarak, ebeveynini kaybeden
veya terkedilen çocuklar, çocuk yetiştirme, çocukluk ve çocukluğa özlem, iyi örnek oluşturacak
davranışlar, eski-yeni karşılaştırması ekseninde ele alınır. “Çamaşırcı Kadın, Kendini Denize At,
Büyükbaba, Seni Kahve Paklar”’da çocuklarını, babalarının yokluğunda en iyi şekilde yetiştirmeye
çalışan anne, öksüz çocuğu mahallelinin okula yazdırması, ebeveynini kaybeden veya terkedilen
çocukların dramı, büyükannenin onları şefkatle bağrına basması, babası tarafından işkenceye
uğrayan zayıf bünyeli kızın dramı gözler önüne serilir. “Çocuklara Hikâye, Çocukluk, Hacı Dedemin
Evi”nde, küçük bir çocuğun bakış açısıyla mutlu çocukluk günlerinden esintiler görülür.
“Döğüş, Bir Haydut Kuş ve Rüştiye”de eski mekteplerdeki ceza usulleri, canlıların kendilerinden
güçsüzleri yok ettiğini öğrenince yaşamak için otları ya da hayvanları yemeyi çok adice bulan
tutum, zorbalığa direniş gibi çocukların/çocukluğun çeşitli hâlleri anlatılır.
Sonuç olarak; bu araştırma, kaynak taramaya dayalı olarak yürütülmüş karşılaştırmalı bir edebiyat
çalışmasıdır. Yazarların hikâyelerindeki “çocuk“ teması bir plân dâhilinde konu ve cümle
taraması yapılarak Çehov ve Esendal’ın çocuğa bakışı, çocuktan beklentileri, onlara verdiği
mesajlar karşılaştırmalı içerik çözümlemeleriyle tespit edilerek değerlendirme yapılmıştır.